• https://www.facebook.com/yenibinyilgazete@gmail.com
  • https://plus.google.com/u/1/
  • https://www.twitter.com/@yenibinyilgzt
  

ALİ DÖNGEL

ALİ DÖNGEL
alidongel@gmail.com
ÇAĞRI MERKEZİ ÇALIŞANLARININ TEHLİKELİ MESLEK SINIFINDAN ÇIKARILMASI
22/03/2017

27.02.2017 tarihinde Çalışma Bakanlığı Çağrı Merkezi çalışanlarının özlük haklarını kısıtlayan bir kararı gerçekleştirdi.

27.02.2017 tarihli, 29992 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede İş Sağlığı Ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğde aşağıdaki değişikliği gerçekleştirmiştir:

MADDE 1 – 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinin ekinde yer alan Ek-1 ekteki şekilde değiştirilmiştir.

Yukarıdaki tebliğe göre 2012 yılından beri tehlikeli sınıfta yer alan Çağrı Merkezlerinin faaliyetlerinin tehlike sınıfı değiştirilerek Az Tehlikeli sınıfa alınmıştır (Nace. Rev.2_Altılı Kod: 82.20 ve 82.20.01). Bu değişiklikle çağrı merkezi çalışanları kazanılmış hakları olan çalışma süreci, dinlenme, izin vb. bazı haklarından mahrum bırakılmışlardır.

Dünyanın birçok ilkesinde çağrı merkezi mesleği tehlikeli sınıftadır. Durup dururken bu değişikliğin gerçekleştirilmesi en azından emeğe ve emekçiye saygısızlıktır.

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının “Çağrı Merkezlerinde Çalışma Koşullarının İyileştirilmesine ve Sosyal Tarafların Bilinçlendirilmesine Yönelik Teftiş Programı Sonuç Raporu”nda Öncelikli Riskler Başlığı altında sektörle ilgili riskler aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır:

“Öncelikli Riskler Çağrı merkezi işyerlerinde işin niteliği ve özelliğinden kaynaklanan yoğun çalışma temposu (çalışma süreleri ve ara dinlenmeleri dâhil her anın ölçümlenmesi) işyeri stresi (çalışma süresinin tamamında çağrı merkezi çalışanın sürekli değişen üçüncü kişilerle genelde yaşanan bir sorunun çözümlenmesi için iki görüşme arasında 2-15 saniyelik aralarla sürekli konuşması, konuşmanın kayıt altına alınması, sorunun çözümü ve görüşme süresinin performans değerlendirilmesinde esas unsur olması) işin Taylorist sistemdeki bant şeklindeki üretime benzer sürekliliğinden kaynaklanan bu hususlarla ilgili çalışma süreleri ve ara dinlenmeleri uygulamalarının yaratacağı olumsuzluklar, İşin özelliği nedeni ile 24 saatlik dönem içerisinde postalar halinde çalışma yapılması, postaların süreleri, değişme sıklığı, planlanması, günün yoğun çağrı alınan saatlerinde işçilerin işyerinde olacak şekilde postaların planlanması, kampanya, arıza hali gibi durumlarda posta saat ve sayılarında değişiklik yapılması, gece döneminde çalışma, bu çalışma düzeninin işçilerin fiziksel sağlığı ve sosyal hayatı üzerindeki etkileri,

 

Genç işçiler, kadın işçiler ve öğrenciler için tercih edilen kısmi süreli iş sözleşmelerinde kısmi süreli çalışma için öngörülen haftalık çalışma sürelerinin aşılması, sürekli arz eden bu duruma rağmen sözleşmelerin kısmi süreli olarak tanımlanarak uygulanması, Sektörde çalışan işgücünün %75-80 oranında 18-29 yaş arası genç ve kadın işçilerden oluşması, yasa koyucunun kadın işçiler için getirdiği koruyucu hükümlerin işyerlerinde uygulanmaması, işyerlerinde doğurganlık çağındaki yoğun kadın işçi istihdamı ile ilgili gebe, yeni doğum yapmış, emzirme dönemindeki kadın işçiler ile ilgili fazla çalışma, süt izni, postalar halinde çalışma uygulamaları ile ilgili hususlar, Özellikle dış kaynak çağrı merkezi hizmeti sunulan firmalarda ücret sistemlerinin asgari ücret olan kök ücret ile performans primlerinden oluşması, performans ölçümlerinde farklı kriterler olmakla birlikte genelde daha çok çağrıya cevap verme ve daha çok çağrıda çözüm üretme üzerinden performans değerlendirilmesi yapıldığı, bu ücretlendirme modelinin işçileri sürekli daha çok ve daha hızlı çağrı almaya mecbur bırakması,

 

Dış kaynak çağrı hizmeti veren firmalarda hizmet alımlarının belirli süreli olması nedeni ile düzenlenen belirli süreli iş sözleşmeleri, dış kaynak çağrı merkezi hizmeti alan firmalar ile hizmet satın alan firma arasındaki ilişkinin yasal asıl işveren-alt işveren ilişkisinin unsurlarını taşıyıp taşımaması, dış kaynak çağrı merkezi hizmeti alan firmaların kendi çağrı merkezlerinin de olması, hizmet alım sözleşmelerinin konusu olan işin alt yüklenicilere verilebilmesi, sözleşme süreleri ile ilgili 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesi gereğince geçici iş ilişkilerinin ya da yasal düzenlemesi olmayan özel istihdam büroları ile kurulan mesleki anlamda geçici iş ilişkileri ile işçi temini uygulamaları, zaman zaman farklı şekillerde oluşan esnek çalışma modellerinden sayısal esneklik ile ilgili uygulamalar ve bunun işçilik hak ve alacaklarına etkileri,

 

 İşçilerin işin gerçekleştiği çalışma ortamında aynı anda yüzlerce bilgisayarın çalışmasından ve kablosuz erişimden kaynaklanan elektromanyetik alanda çalışması, bunun ileride yaratabileceği sağlık problemleri, işyerinde sürekli oturarak, konuşarak, kulaklıktan ses alarak ve bilgisayar kullanarak çalışmaktan kaynaklanan ses tellerinde nodül oluşması, işitme kaybı, görme bozukluğu, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi sektöre mahsus meslek hastalığı olarak tanımlanabilecek sağlık sorunlarının bulunduğu, çok sayıda müşteri temsilcisinin aynı anda salon şeklindeki işyerlerinde çalışması, çalışma ortamlarında ısı, nem ve aydınlatma sorunlarının bulunduğu, yine çok sayıda çalışanın aynı anda konuşarak çalışmaları nedeniyle yoğun bir gürültü/uğultunun olduğu tespit edilmiş, denetimler esnasında bu hususlar ile ilgili düzenlenecek anketlerde sayısal veri toplama ve hedeflenen sonuçlara alt yapı oluşturulması planlanmıştır.” Deilmektedir.   

 

Sektörde %75-80 oranında kadın işçi istihdam edilmekte olduğundan kadın işçiler, öncelikli risk grubu olarak belirlenmiştir. Sektör çalışanlarının hemen hemen tamamı genç çalışanlardır.

Denilerek sorun ortaya konmuştur. Bu tespitler bile anılan mesleğin tehlike sınıfının değiştirilmesini önlemeliydi.

 

Ayrıca iş mevzuatımızda düzenlemesi olmayan ancak diğer sektörlerde olduğu gibi çağrı merkezi sektöründe de uygulaması olan mesleki anlamda geçici iş ilişkisi ile ilgili yasal düzenlemelerin ILO normları, konuya ilişkin AB Direktifleri ve ülkemiz iş piyasasının kendine özgü koşulları da değerlendirilerek ivedilikle yapılması, uygulamanın yasal sınırları ve kuralları oluşturulması beklenirken sektörün tehlike sınıfı değiştirilerek çalışanların bırakın bazı haklar elde etmesini çok önemli hak kaybına uğradıkları görülmektedir.

Umarız ilgililer bu durumun farkına varıp gerekli düzeltme ve düzenlemeleri yaparlar.

 

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının Raporunu tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www3.csgb.gov.tr/csgbPortal/ShowProperty/WLP%20Repository/itkb/dosyalar/yayinlar/yayinlar2013/2013_58



Paylaş | | Yorum Yaz
518 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

İŞKUR MESLEK EDİNDİRME KURSLARI - 13/05/2016
YENİDEN TÜRKİYE İÇİN ÇAĞRISI - 01/03/2016
KENNDY CADDESİNDE BAZ İSTASYONU EYLEMİ - 06/02/2016
MİLLİ EĞİTİM BAKANIĞI PROGRAM VİZYONU 2004-2015 - 29/01/2016
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
KONFERANSLAR
İşkur Meslek Kursları
ÇÖZÜM EĞİTİM